
Bu pozisyonda ise ayaklar çizgiye dik, bacaklar arası bekleme pozisyonu omuzların genişliği kadar, dizler hafifçe bükük, vücut ağırlığı iki bacak üzerine eşit dağılmış vaziyette, vücut gayet rahat ve yumuşak olarak gelecek topa karşı hazır bekliyor.
Sağ elle oynayanlar için, sol ayak önde çizgiye 45derece'lik bir açı meydana getiriyor. Arka ayak ise çizgiye paralel bir durumda bulunuyor. Ayak uçları hemen hemen birbirlerine paralel bir çizgi meydana getirecek şekilde, iki ayak arasındaki mesafe omuz genişliği kadar. Eğer bu mesafe omuz genişliğinden fazla olursa, normalden büyük adım atılmış olur ve bacaklarda gerilme meydana getirir. Bacaklar arası mesafesi omuz genişliğinden kısa ise, vücutta dengesizlik yapar (vuruş esnasında), bacaklar yerden kuvvet alamaz. Tabii ki oyun içerisinde, bu durumların dışında pozisyonlarda meydana gelecektir.
1.foto Topun gelişini beklerken dikkat edilecek hususlar, a) Bacakların arası omuzların genişliği kadar, b) Dizler hafifçe bükük, c) Vücut gayet serbest (hiçbir şekilde sertlik yok), d) Vücut dik değil (hafifçe öne doğru eğilmiş durumda) e) Raket vücudun önünde sağ elle tutuluyor, sol el raketi boğaz kısmından tutuyor.
2.foto Bekleyiş pozisyonundan sonra, top gelirken sağ ayağım arka çizgiye dik durumdan paralel duruma geçiyor ve bu esnada seri bir hareketle raket arkaya gidiyor. Bu anda da vücudumun belden yukarısı da, raketin geriye doğru gidişini takip ederek yan dönüyor. Sol omuzumun dışı fileyi görecek şekilde dönerek, ideal yan dönme pozisyonuna geliyor.
3.foto Raket tutan sağ kolum, düz bir şekilde yana doğru uzamış. Raketin başı bilekten yukarıda bulunuyor ve aynı anda sol bacağımıda top hizasına koyarak (bacaklar omuz genişliğinde açık) vuruşa hazır bir şekle geliyorum.
4.foto Vücudum yan dönmüş durumda, vücut ağırlığım arka bacakta toplanmış, sağ ayağım arka çizgiye paralel, sol ayağım arka çizgi ile 45derece’lik bir açı meydana getiriyor. Dizler hafifçe bükük, vücut rahat.
5.foto Sonra topa doğru olan hamlem başlıyor ve top ile vücudumun önünde buluşuyorum. Vücut ağırlığı, arka bacaktan ön bacağa geçiyor. Raketirnin başı yere paralel, kolum düz bir şekilde topla buluşma pozisyonunda görülüyor. Dizlerim hafifçe bükülmüş durumda.
6.foto Bitişte meydana gelenler ise, a) Vücut ağırlığı tamamen ön bacağa geçerek, b) Omuzlarım ve kalçalarım fileye paralel duruma geliyor. Bu arada hareketin başlangıcından bitişine kadar olan bölümde, vücut 90derece’lik dönüşünü tamamlıyor.
1- Doğru griple tut,
2- Hazır pozisyonda rahat bir şekilde bekle,
3- Vücudu döndür ve topa doğru hızlı birinci adımı at,
4- Omuzu döndürerek, raketi arkaya alma hareketini yap,
5- Raketi geriye alma hareketini normal uzunlukta yap, (Bileği geri yatırmadan)
6- Loop hareketinde arkada düşürmeyi doğru yap,
7- Raketi topa vurmak istediğin noktanın hafifçe altına düşür,
8- Topa adımını doğru ayakla at,
9- Dizlerini kır ve vücudunu alçalt,
10- Vücut ağırlığının transferini doğru yap,
11- "İçeriden dışarıya" hareketini doğru yap,
12- Rehber olarak avuç içini doğru kullan,
13- Raket tutmayan kolunla muvazeneni sağla,
14- Dizlerin, kalçaların, göğsün ve omuzların dönüşünü aynı zamana getir, 15- Vuruş anında- bileğini sıkı tut,
16- Topla temasa doğru vücut şekliyle geç,
18- Topla teması raketin ortasıyla yap,
19- Vuruş esnasında vücudu ileriye ve yukarıya doğru kaldır,
20- Topa yükselirken vurmaya çalış,
21- Kafayı sallamadan vücutla birlikte bir uyum içersinde kullan,
22- Topa vuran raket kolu çeneye değinceye kadar kafayı, gözleri aşağıda tut ve kafanla topun gidişini takip et,
23- Vuruşu uygun olarak yükselt,
24- Vuruşu tamamla ve tekrar hazır pozisyona geç.
1.foto Oyuncu vuruşla beraber, sağ adımıyla sahanın içerisine doğru yürüyor. Bu çeşit hatada genellikle oyuncular topu çapraza doğru vururlar, vücut dengede kalamadığı için topu paralele atamazlar. Topla olan temasları çok kısa olduğundan, raketi daima yanda bitirirler. Hiç bir estetiği olmayan bir vuruş şeklidir.
2.fotoYukarıda görülen hatada ise, oyuncular genellikle vuruş sırasında vücut ağırlığını ön bacak üzerine taşımazlar ve vücudu rahatlatmak için karnı dışarı çıkarıp, belini geriye doğru katlayıp, büyük bir zorlama yaparlar ve bel ağrısı çekerler.
Bu harekette, raketin bitiş noktası gene vücudun yan tarafı olur ve vücudun büyük bir kısmı aşırı germe ve zorlamaya uğrar.
Üstte görülen fotoğraftaki hataları ise şöyle sıralayabilirim. 1) Dizler hiç kırılmamış, 2) Dizler kırılmadığı için de alçaktan gelen topla temas etmek için, raketin başı aşırı şekilde yere doğru düşürülmüş bir durumda bulunuyor. Bu şekilde oynayan oyuncular hiç bir zaman alçak toplara karşı başarılı olamazlar.
1.foto Burada ise, oyuncu topa vururken kapalı ayak pozisyonu alıyor ve sağ ayağın önünde bir yerde olması gereken sol ayak geride bulunuyor. Buna bağlı olarak vücut ağırlığı, kesinlikle arka bacaktan ön bacak üzerine geçip, vücudu rahatlatıp topa kuvvetle vuramıyor. Bu fotoğrafta, vuruşsırasında bacaklar tamamen kilitleniyor, ve aşırı bir gerilmeye uğruyor.
2.foto Yukarıda fotoğrafta ise, oyuncu hiç bir şekilde yan dönmüyor ve dizlerini kırmıyor. Bu şekilde topa vuran oyuncular, topu paralele ve çapraza atmak hususunda daima problemlerle karşılaşacaklardır.
1.foto Burada görülen hatalar ise, oyuncu vuruş sırasında hareketi yukarıdan aşağıya doğru bitiriyor. Bilek yere doğru eğik bir durumda, ve raketin başı ise yere doğru bakıyor. Normal vuruştaki raket başı bitişi ile tam bir tezat meydana getiriyor. 2.foto Yukarıdaki fotoğrafta görüldüğü gibi, oyuncu burada raketle topu taşıma alanından hemen ayrılarak, bitirişi havaya doğru yapıyor. Raketin topu kontrolu çok az ve genellikle top amaçlanan yönlerin dışına düşer. Estetik bakımından da hiç güzel olmayan bir pozisyon meydana geliyor.
Önce, biraz duvar çalışmasının faydaları üzerinde durmak istiyorum. Mesela tenis kulübündesiniz ve partner bulamıyorsunuz. Hemen duvara gidin ve oynamaya başlayın. Boş durmaktan iyidir. O günlerde bozuk olan bir vuruşunuzu düzeltebilirsiniz. (Mesela, topspin forehand, veya slice (kesik) backhand gibi). Topu tellere atmadığınız taktirde her top size geri gelecektir. Yenilmeyen bir rakiptir. Her oyuncunun duvarı sevmesi lazımdır. Sonra maç önceleri ısınma ve maça konsantre olmak için çok iyi bir yerdir. Fırsat bulduğum zamanlar, milli maçlarda dahil, çok önemli maçlarıma hep duvarda ısınarak çıkmış ve çoğundada muvaffak olmuşumdur. Çok defa görmüşümdür. Oyuncu hemen duvara çok yakın durur, 4-5metre gibi ve bütün şiddetiyle topa vurmaya başlar. Daha vuruşun hareketi bitmeden top geri gelir ve oyuncu hemen pozisyon almadan ikinci vuruşu yapmak zorunda kalır. Bunun sonucundada vuruşta büyük hatalar meydana gelir. Böylece vuruşlar iyice bozulur, sonundada oyuncu bu işten soğur ve bir daha oynamak istemez. Ayrıca bir noktayı daha ilave etmek isterim. Duvar çalışmalarında vücudu ısıtmak için önce 5-6metreden normal vuruşumuzun % 25-30 kuvveti ile vurmak (yani topu okşar gibi vurmak) ve yine poz almayı ihmal etmemek gereklidir. Vücut ısındıktan ve vuruşlar rahatladıktan sonra, duvardan biraz daha uzaklaşılır ve biraz daha kuvvetli vurularak, normal kuvvetli vuruşlara geçilir. Yukarıda görülen forehand duvar çalışmada, duvardan 8-10metre uzaklıktayım, vuruşumun kuvveti en kuvvetli vuruşumun % 50-60'ı kadar. Buda bana vuruşlar arasında, vuruşu mu doğru bitirmeye ve gelecek top için rahat pozisyon almama gerekli olan zamanı sağlıyor.